
kitaplarda, filmlerde 'düşmüş', kaybetmiş insanların intikamını fazlasıyla aldığı zamanlarda mutluluk duyuyorum. ama bu 'kalp gözü'vari "eden bulur" anlayışıyla değil. hem çoğu eden de bulmaz, ettikleriyle kalırlar.
bu intikam farklı yollarla olmalı, doğal olmalı. yani bu 'düşmüş' kişi :
-ben bunca yıldır n'apmışım kendime, artık kurnazım, demeyecektir. kurnaz ve hırslı olmamalıdır. intikamını suyunun suyu olarak almalıdır. mesela, A : devlet dairesinde işi savsaklanan kişi, B : savsaklayan memur, C : memurun kızı, D : alakasız biri.
A, silik olduğu için B tarafından ciddiye alınmaz, ikinci bir çözümü yoktur A'nın, döner arkasını gider...(iki gündür devamını bulamadım). velhasıl, bu dört alfabetik kişiden en günahsız olanı (evet,tabi ki A) diğerlerinden intikamını onları birbirine çarptırarak alır. ama gayesi bu değil.
direkt ve saçma bir sonuç : herkes, en küçük günahlarının cezasını bile bu dünyada çekmelidir,ve bu işe tanrı karışmamalıdır,kendi aramızda halledebiliriz. ve suçsuz olanlar yani A'lar ve B olmamışlar, küçük oynayarak kaybederek kazanacaklardır. adalet ilahi olmadan da adil olabilir. ya. öyle.

intikam neymiş sen gel ben sana anlatayım nihat efendi
YanıtlaSilcansele sakın bahsetme, ben seni ararım da aramaycağıma söz verdim
bul beni
ilsadozkan@hotmail.com
muglaya da gelirim senin gül yüzün için